18 Mayıs 2013

Ardahan'a veda vakti...



Yarın bu saatler oğlumla birlikte Ankara'ya adım atmış olacağız.Ortim de Cuma günü
eşyalarımızla birlikte yanımızda olacak inşallah.Üçümüz bildiğimiz alıştığımız Ankaramızda yeni evimizde yeni hayatımıza şöyle derin bir ohh çekerek merhaba diyeceğiz.

Ne umutlarla hayallerle gelmiştik buraya.Ama pek çok şey beklediğimiz gibi gitmedi.Yıllar sonra Ardahan ile ilgili aklımda sadece oğlumuzla yaşadığımız güzel günler olacak.Ati bebekti buraya geldiğimizde...ilk adımını burada attı, ilk kelimelerini burada söyledi.Bir evin içinde sabahtan akşama kadar her anımı onunla dolu dolu geçirdim.

 




Ama genede nedense içim buruk.Bu satırları yazarken bile gözlerim doluyor.Bitişler başlangıçlar zor oluyor benim için.Bilmem belki yıllar sonra oğlumuz büyüyünce buraları ona  göstermek için  geliriz.Ardahan demek benim için Ati'nin bebekliği demek.

Annem çalışan bir anne olduğu için, küçükken hep çocuğumu ben büyüteceğim.Kimselere bırakmayacağım.Çalışmayıp her anını yaşayacağım derdim.Ardahan benim için böyle bir yer oldu.O yüzden nankörlük edemem burayı oğlumla yaşadığımız güzel, komik ve  yorucu günler adına hiç unutamayacağım.





Ardahan'dan şimdilik bu kadar.Ankara'da görüşmek üzere...

12 Mayıs 2013

İyi ki annenim!İyi ki anneyim!



Küçük adamım benim 2 yıldır hayatımdasın iyi ki varsın! Günler senle  o kadar hızlı geçiyor ki  senden önce Duygu neler yaparmış unuttum bile, sanki kendimi bildim bileli senin annenim.

Bu sabah gene dudağımda minik ıslak dudaklarını hissederek uyandım.Uykudan gözümü açamasamda bu uyandırışa kayıtsız kalınır mı?Öptüm kokladım hemen.

Seni çok seviyorum canım oğlum!Ne mutlu bana Allah bana senin gibi bir evlat verdi.

Henüz anne demesende o boncuk gözlerinle anlattıkların yeter bana.Ee..desende fena olmaz hani.

Ben bu satırları yazarken sen babanla dışarıda geziyordun.Sonra kapı çaldı ve kucağında koca bir buket çiçekle geldin bir yandan da çiçe çiçe diyordun.Bende gözyaşları boşanıverdi tabii.Hep böyle mutluluktan ağlayayım senin için.

07 Mart 2013

İmdaaaat! oğlum 2 yaşında...

Neler oldu bu çocuğa anlamıyorum.1 haftadır farklı bir Ati var.Çığlıklar atıyor,yumruklarını sıkıp bağırıyor,iştahı hiç yok,gece sık uyanmaya başladı gene.Evde ortimle konuşamıyoruz bile çünkü kendi sesimizi bile duymamızı engelleyen minik bir canavar var.



Değişik oyunlar oyuncaklar hiç bir şeye yaramıyor.En iyisi aslında dışarı çıkarıp enerjisini boşaltmasına fırsat vermek değil mi? Ama bizim buralara cemre filan uğramadı bu sabah 8 'de -15 miş dışarısı.Zaten her yer cam gibi kaygan.Ne yapacağımı şaşırdım.Kızamıyorsun tabii kendini kendini yiyorsun.Her akşamı baş ağrısı ile bitiriyorum.

Niye mi yazdım bunları.Geleceğe not düşmek istedim unutmayayım diye.Hani diyorlar ya zor zamanlar unutuluyor yok valla unutmak istemiyorum.Çocuk sahibi olmak evet çok güzel şükrediyorum her gün.Ama büyütmek düşündüğümden zorlu çıktı.Daha dur diyenleri duyar gibiyim.Anneme dün Ati'nin son hallerini anlatırken bana siz hala laf dinlemiyorsunuz dedi.Ne denir bilmem ki.

Neyse Allah sabır,sağlık,güç kuvvet versinde bu dönemide atlatalım.Daha ergenliği var bu minik adamın!?

26 Şubat 2013

İyi ki doğdun oğlum!


 
Dün Atilla'nın 2.yaşını kutladık.İlk doğumgününde olduğu gibi  gene üçümüzdük.Ama seneye inşallah daha kalabalık bir şekilde Ankara'da kutlayacağız.Zaten bu senede pek farkında değildi olanların.Pastasını hafta sonu kaçamağı yaptığımız Erzurum'dan aldık.Ama uğurböceğini çok sevmiş olacakki pastayı kesince ağlamaya başladı.Evi süslediğim balonlarla oynamak istedi.Neden yaptığını bilmesede mumları üfle dediğimizde üfledi ama.
 
 
 
Herhalde hayatımın hiç bir döneminde zaman bu kadar hızlı geçmemiştir.Klişe olacak belki ama oğlumu kucağıma aldığım an daha dün gibi aklımda.Şimdi ise evde 3.bir kişi var resmen.Her geçen gün şükrediyorum böyle bir evladım olduğu için.
 
Hamileliğim çok rahat geçsede Ati biraz zor bir bebek oldu.Hala ele avuca sığmaz halleri ile beni yorsada herşeye değiyor.Ahh birde o köfte dudaklarından ''anne'' dediğini duysam.Evet hala anne demiyor.Ama baba derken bile içim eriyor artık anne dediğinde ne olurum bilemem.
 
Canım oğlum önce mercimeğimizdin şimdi evimizin küçük adamı oldun.O kocaman gözlerindeki merak,enerjin,yüzündeki gülümsemen hiç eksik olmasın.Seni çok ama çok seviyoruz iyi ki varsın annesinin ve babasının kuzusu!

 
 
 

23 Ocak 2013

Geldik...Gidiyoruz...

 
Nereden başlamalı nasıl anlatmalı bilmiyorum.5 ay olacak bloguma uğaramayalı.En iyisi sondan başlamak.
 
 
Ardahan'a biz çok iyi niyetlerle gelmiştik.Kısıtlı imkanlarına rağmen burada mutluyduk.Ama biz ne kadar iyimser olmaya çalışsakta üst üste çok aksilikler geldi.Hayata hep olumlu tarafından bakan beni bile çıldırttı burası.Özellikle ortimim iş ortamında yaşadığı olumsuzluklar sonucu buradan gitmeye karar verdik.


 
Kasım ayında Ankara'ya gittik ve ortim bir umut yan dal sınavına girdi.Çok şükür sınavı kazandı.Ve biz tekrar Ankara'ya dönüyoruz hem de oradan hiç ayrılmamak üzere.Mutluyum ama bu sefer mutluluğumu daha temkinli yaşıyorum.Ne zaman gideceğimiz nerede oturacağımız henüz belli değil ama, belli olan bir şey var ki buradan gidiyoruz!Böylesi üçümüz içinde daha iyi olacak.En çok oğlum için seviniyorum.Orada anneanne, babaanne, dayı ve dedelerle kalabalık bir ortamda büyüyecek.Ardahan'da bir asır gibi süren soğuklarda eve hapis olup ne yaparcağını şaşıran oğlum orada daha özgür olacak.Ortim ve ben alıştığımız bildiğimiz yerde daha huzurlu olacağız.
 
 
İşte gene iyi niyetlerle bir gidiş ama bu sefer inanmak istiyorum her şeyin daha iyi olacağına.Burada özleyeceğim bir kaç an tabii ki olacak.İlerde oğluma anlatacak çok güzel günlerimizde oldu, ama sanırım Ankara bizim içimize işlemiş.Bunu Kasım ayında Ankara'ya gittiğimde daha iyi anladım.Ankara belki çok güzel bir şehir değil ama geçmişimiz orada bizim.Her bir taşında biz varız.Gözümü kapatsam yolumu bulurum orada.İşte böyle hayatımızdaki en büyük değişiklik bu.

Onun dışında oğlumda da büyük değişiklikler var tabii.Neredeyse 2 yaşına basacak ve artık evde resmen üçüncü kişi olarak kendini belli etmeye başladı.Sıkı minik bir arkadaşımız var.Beni biraz zorluyor gerçi.Ele avuca sığmaz bir çocuk.Özellikle sütten kesme süreci umduğumdan çok daha zorlu geçti.Sağlımı bile etkiledi.Ama 2 ayın sonunda çok şükür emmeyi unuttu.

Onun peşinde koşturmak bazen beni çok yorsada yarım yamalak konuşmaları,sarılıp öpmesi ile her şeyi unutturuyor kerata.Tabii iyi gelişmelerde var.Doğduğu günden beri devam eden uyku düzensizliği sonunda rayına oturdu.Artık oyuncakları ile kendi başına vakit geçirebiliyor.Yemek yemesi düzene girdi.Sanırım gün geçtikçe, kendini daha iyi ifade etmeye başladıkça daha iyi olacak.
 Yeniden bir merhaba yazısı olsun bu. Devamı tez zamanda gelecek.Çünkü özlemişim burada olmayı.